17.10.2017

VARROA MÜCADELESİNDE KULLANILAN ETKEN MADDELER FLUVALİNAT, AMİTRAZ, COUMAPHOS VE SONUÇLARI...


Bazı ülkelerde tau fluvalinat etken madde varroa mücadelesinde kullanılıyor.

Makalenin linki aşağıda, yazıyı kopyaladığımda  cümleler ve kelimelerde bozulma oluyor bende ekrandan makaleyi resimleyerek  buraya ekledim. Resimleri sıraya göre açtığınızda makalenin işimize yarayan yerini okumuş olacağız. Araştırmayı yıllar öncesi TÜBİTAK kurumu yapmış.











bu makalenin linki alta.
http://journals.tubitak.gov.tr/veterinary/issues/vet-01-25-4/vet-25-4-25-0008-30.pdf

TAU FULUVALİNAT, Etken maddeyi araştırır iken ülkemizde sanki ruhsat almış bir yayın buıldum. En ilginç cümle yayın içinde balda kalıntı süresi sıfır gün yazıyordu....
Bu yayının linki.
http://www.badeecza.com.tr/pdf/bavet/apistan_10_pros.pdf





Bu etken madde hakkındaki yabancı yayınlardan birisi alt linkte, ilacın tanıtımı yapılmış her doz 40mg diyor. Etki süresi 60 gün yazıyor, ilaç uçucu değil, temas yolu ile varroalara ulaşıyor. Yabancı yayın alt linkte.
http://www.dave-cushman.net/bee/wangstrips.html

9.10.2017

ARICILIK 2017 EKİM

 Elimizdeki fazlalık ana arıları bölmelerde kullanıyoruz birazda geç kalındı.
Kutular sezon bittiğinde genelde kendi ana arılarını yaparlar yani f2 olurlar. Yavru durumu incelenir bir kaç kutudan birisine birleştirilir. Diğer ana arılar imha ediliyor. Artan yavrulu çıtaları Enes Eminin son oluşturduğu köpük kutulara alıyoruz, bu kutuya şu an 10 yavrulu çıta verildi. Yavrular doğduğunda arıları ruşete silkeliyoruz böyle kışlayanlarda olacak. Bu ana arılar mevsim sonuna denk geldiği için büyük bölümü bahardaki ana arılar gibi olmazlar. Başkasına vermeye gelmez, her an yolda kalınabilir, içlerinden çok iyi performans gösterenler çıkabilir ama risk büyüktür.

Geçenlerde Enesden birisi ana arı istemiş, ana arı satışı bir biteli çok oldu. Ne yapayım diye sorunca başka kovandan yavrulu çıta ver diyor, ikinci soru geliyor bana yavrulu çıta verebilir misin neden diye sorduğunda tek kovanım vardı demiş :)
Bir kovanınız var ansız kalıyor, Enes ertesi gün kendisine ana arı vermiş.

Hala mesaj atanlar, acil karniol F1 ana arı lazım diyor arıcı :)
Bu mevsimde ana arı...


 Firmaya böyle kutu yapmasını söyledik aslında her ana arıcıya gerekli.
 Bölünen arılar ve ana arıları kutuda başka arılığa sevk ediyor.
 Bazı durumlarda yavrulu çıtaları katlı arıların üzerine diziyorum.
 Yavrular çıktığında petekleri alacağım.
 Durum oldukça karışık, yavru çıkan yere bal atanlar var.
 İçerisi arap saçına dönüyor ama yavruları ancak böyle sisteme kazandırıyoruz :)
 Bazı bölmeler yağmalanıyor, bu sene çok yağma var, her sene böyle olmuyordu...
 Çobanın bahçede yabani kiraz vardı bunu aşılayacaktın ne oldu deyince hemen aşıladım.
30 Eylül tarihinde yarma kiraz aşısı yaptık.
 Aşı konusunda yenilik, bu filizlerin yapraklarını kesip yarma aşı yapabiliyorsunuz.
 Toprak ve macun yerine bal mumu kullanıyorum.
 Yaprakları kesilmiş aşı kalemi.
 Yan yana iki yabani kirazı aşıladım küçük olan aşı tuttuktan sonra sökülüp başka yere alınacak.
 Yazın yarma kalem aşısı.
 bir kaç yıldır yaptığım denemelerde bu sistemde aşılar tuttu.

 Sonbahar soğukları incirleride vurdu.
iki sene önce çelikleme usulü köklendirdiğim incir fidanlarının bazıları tek tük meyve vermeye başladı.
 İlhami abimin bahçesine gizlice ektiği acı biberler acayip biber verdiler.
 Arapaşı çorbasına yarım çay kaşığı bu biberden koyduğunuzda sizden alevler çıkıyor :)
 Bu biberi memleketim Niğde Bor'da lokantada arap aşı içenlere veriyorlardı. Biraz istemiştim zorla verdiler, biberin içindeki tohumları ayırdım ve bu yıl ayriyeten tohuma bıraktığım biberler toplandım şu an kuruyorlar.
 Dikenli salatalıklar hala vermeye devam ediyor. Normal salatalık fideleri hastalanıyor ve açıkta verim alınamıyor.
 Dikenli salatalıklar daha sağlam olumsuz koşullara dayana biliyor.
 Fındıklar püskül verdiler, bunlarında ne yazı ne baharı belli.

 Av köpeklerimiz boy boy.
 Bazılarının ikinci karma aşısı bayrama denk gelmişti arada kaynadılar, bu hafta aşılarını yaptım.

Bizim bahçeye göre bu sene kış sert olacak, ayva yıkılıyor. Haberlere göre bu kış ılıman geçecekmiş :)

Nihayet bu hafta suni tohumlama masamı toparladım aleti çantaya mikroskopu kutusuna iğneleri temizleyip kutularına doldurdum.
 Bir türlü masayı toparlamak nasip olmamıştı. Arıları karıştırınca arılar birbirine giriyor, bende boşlukta bu işleri bu hafta bitirdim.
 Cam iğnelerimin kabı. Arabaların cam suyuna katılan sabun kabı, böyle minik kaplar bulamıyorum.
 Bana göre steril hale gelmiş iğne bu kaba konulur. Kullanacağım zaman serum ile yıkayıp birde aevden geçirdiğimde hemen kullanırım.
 Geçmişte farklı iğneler almıştım, 8.5 cm olan iğneyi şırıngaya taktığımda zorlanıyorum, şırınganın gidecek yeri yok ya iğneyi 1 cm kırıyorum, yada şırınga içine fazlalık alınıyor. 8.5 Cm olan iğnein ucu çok ince.
Şırıngamı 60 lık şırınga içinde saklıyorum. Sökülmüş halde, bazen kurulu kaldığında oksitlenip kilitlenebiliyor.

Hafta sonu avlaktayız, kurban etleri daha bitmemiş. Sucuklu yumurta...
 Ciğer kavurma ve yürek ve böbrekten saç tava...


 Aramızda yeni avcı adayları vardı...
 Paşa 8 aylık oldu, babi 4 aylık, henüz avla pek alakaları yok.
 Peşimizde dolaşıyorlar.
 Bölgemizdeki pürenler son demlerini yaşıyor...

Havalar soğusada ben her yıl olduğu gibi kalan işleri tamamlamak için pastırma sıcaklarını bekliyorum :)