20.11.2017

ARICILIK VE KASIM AYIDA BİTİYOR...

 Zaim abinin arıları sıkıştırdık, fazlalık balları aldık.
Artık pastırma yazları filan bitti hızla kışa gidiyoruz.
 Bazı ballı çıtaları sıkıştırılan alanın yan tarafına aldık. Bazı kovanları sıkıştırmadık olduğu gibi bıraktık.
Zaim abi gene ballara sulandı, bunları alıyormuyuz diyor :)
Bal gördümü dayanamaz :)
 Zaim abinin üzümler hala tplanacak bal gibi olmuşlar bir poşet topladık.
 Tam bahçeden ayrılıyorduk bir etrafı dolaşayım dedim bir baktım çilekler var :)
 Bu mevsimde çilek...
 Tadı ve kokusu harikaydı.
 Zaim abitye çilek ikram ettim.
 Bu resimler Antalyada çekilmiş. 15 Kasımda  arılar erkek yavru kapatmışlar. Bu neyin nesi diye soruldu bana göre oralarda kış olmayacak ve bahar erken gelecek, durup dururken ana arı niye erkek yapsın.

Hafta sonu Armasad diye bir organizasyon vardı.
Arıcılık sektöründe imalat yapanların kurdugu dernek.
Geçen yıl arkadaşımız Yusuf Şimşak bayağı sert eleştiride bulunmuştu.
Bu derneğin amacı ürettiği ürünü aracısız arıcıya ulaştırıp tekel kurmak. Fiyatları istediği gibi yükseltmek. Bayileri aradan çıkartmak.
Bu şu demektir, arçelik televizyon üretecek ama ben satarım bayilere gitmeyeceksin.
Bu işe Arıcı birlikleri karşı çıkıyordu, geçen sene bayağı bir restleşmeler olmuştu.
Bu yıl ikincisini düzenlediler yaptıkları iş tutmayacak gözüküyor. Bayisiz sistemde tüm arıcılara nasıl ulaşılacak...
Bakalım zaman bize neler gösterecek.
 Bölgemizde kocayemişler çiçek açmaya devam ediyor. Normalde her sene böyle erken açmazlardı, kar yağdığında açtığını bilirim.
 Ağaçlar yapraklarını döktüler, ormanlar gazeller ile doldu.
 Acayip bir manzara.
 Sığırlıkta sonbahar.
 Deredeki suyun üzeri yapraklarla dolu, şahane bir manzara.
 Gazeller deredeki suyun yüzünde.
 Ormandaki yangın yolları, geçilmeyince eğrelti bitkisi dolmuş.
 Sonbaharın güzellikleri.
 Yol açılan yerde kesilmiş ağaç kökü ben buradaydım diye bağırıyor.
 Pazar günkü avda ilginç bir hadise ile karşılaştık. Köpeğimiz ferma yaptı, ferma yapıldıysa av vardır etrafına dizldik, birde ne görelim dikenler içinde bir koyun yatıyor. Dikene girmiş kendisini kurtaramamış.
Köydeki çobanlara ulaştık yaklaşık 3 saatimizi aldı ama koyunun sahibini bulduk.

En ilgin olanı ise bir çoban bize ulaştı bu koyun benim değil dedikten sonra bu size helaldir kesin yiyin dedi...
Koyun senin olsaydı kesip yeseydik böyle dermiydin acaba...
 Koyun dikenden kurtulmaya çalışınca düşmüş ve koltuğu kesilmiş bir ağaç köküne denk gelmiş çırpındıkça koltuk açılmış.
Koyun hamile belkide 15 gün sonra kuzusu olur memeler dolmuştu.
Çalılıktan çıkarttığımız koyunun videosu altta.

Çobanlar sırtlarına alarak ormandan koyunu götürdüler bir noktaya araba geldi veterinere götürdüler.
 Kasım ayının 20 sinde gene dalından incir yedik bu sene. Bu incirler ormanda doğal olarak yetişmiş ortalama 3 ay incir veriyor.

 Bu hafta sonu yemek süperdi, soğan biber domates sosu, çulluk ve üç çesit mantardan (malkadın, karakulak, kanlıca)oluşan yemeğe ilave edildi.
 Nefis yemek oldu.
 Biz yemek yerken bizi izleyenler vardı :)
Drahtar köpeklerimiz, babi, barni,paşa,ateş ve arkadaki vilma, görüntü süper :)
İlginç bir hafta sonu avı oldu.

15.11.2017

ARICILIK VE AVCILIK KASIM AYINDAYIZ...

Kasım ayına girdik ve çulluklar azda olsa gelmeye devam ediyorlar. Bu hafta uzun gagalılar ile görüşmüş olduk. Sinan Koç çulluk avcısı, acayip mutlu oldu :)
 Bu hafta sonu Gebze'de sıgırlık merasındaydık. Yıllardır arı koymuyorum. Bir ara arıyı pürene buraya getiriyorduk. Sığırlıkta hala açık püren vardı.
Bu arılık kış buyu burada kalacak görünüyor plakalara göre İstanbuldan bir arıcı. Arılar çok sıkışık konmuş, aslında arılar yola doğru dizilse daha güzel olur  böyle birbirine girmezdi diye düşündüm.
 Güzel bir baraka yapmışlar, yan tarafta kümes yeri vardı.
 Ocakları oldukça ilginç sanki demirci körüğü gibi.
 Bu arıcının masasında yemek yedik ve tüpünde cay demledik.
 Şu an arılar kocayemişe çelışıyor.
 Daha önce arı koyduğum yerin alt tarafına Yörük Halil'in çadırı çökmüş.
 Yörük Halil asfalta daha yakın bir yere yeni mekan tutmuş buraları terk etmiş.
 sığırlıktaki açık pürenler.
 Bir çoğu yanmış ama son soğuklar geldiğinde püren kalmaz.

 Bir başka arılık daha bu arılıkta çok sönen kovan vardı, boşlar arka tarafa alınmış.
 İşin ilginç yanı tüm kovanların muslukları kapalı kattan çıkış verilmiş. Bu kovanlar izmit plakalıydı.
 Sehbalarda sönen kovanlar arka tarafa yığılmış şimdiden oldukça yüksek kayıp var.
Arıcılık takip istiyor hiç bir zaman saldım çayıra mevlam kayıra dememek lazım. Basit detaylar  arı kayıplarına neden oluyor. Bazende basit detaylar arıyı kurtarmakta.
 Tavşanlı merasındaki incirlerden bu haftada incir yedik. Hala ağaçta olğunlaşmayan incirler var ama havanın soğumasıyla artık olgunlaşmaları zor görünüyor.
 Bu incirden iki sene öncesi kalemler almıştım hem çelikleme yaptım hemde yarma aşıda kullandım.
Kalem aşılarıda çeliklemelerde ikinci yılda meyve verdiler. Aşılarda hala olgunlaşmayan incir var.
 Bu incirlerden ortalama üç ay incir yeniyor.
 Beyaz incir siyah kadar uzun incir vermiyordu bu yıl buda üç aydır incir vermekte.
Avda yemekler şimdilik evden gitmeye devam ediyor.
Darıcada İlhami abinin çaydanlık sarıca arı tuzağı :)
İmzikten giren arılar şuruba düşüyor bir daha çıkamıyorlar.
Geçtiğimiz hafta sonu kışlayacak ana arı kutularını Darıcaya aldık.
Ortalıkta bir minik bir ruşet duruyor bir kontrol ettim damızlıklardan birisi sürünüyor balı kalmamış.
Acayip bir soru, arıya zehir içirsek olmaz mı, dene bir gör bizde öğrenelim.
Bahsedilen zehirin etken maddesi flumetrin, sadece arıya minicik oranı temas ettiğinde öldürüyor. Kovana verilen miktar 0.3,5 bu binde 3.5 oluyor. Bu oranı aştığınızda erkek arıları hemen öldürüyor, bazı işçi arılarıda öldürmekte. Bu şahıs neyin kafasını yaşıyor bilmem, zehirin arıya içirilmesini nasıl düşündü veya bunu düşünürken ne içti bilmem...
Hemen damızlığı bir ruşete almam lazımdı. Bir bölmenin anasını öldürüp damızlığı kafese aldım ve anasını öldürdüğüm ruşete verdim.
Seneye bu işleri sezon içinde yapmam lazım sezon bittikten sonra ruşete almak çok zor oluyor, birde ruşete aldığım damızlıklara kutu terkleri gidip girmeye çalışıyor, sonuçta damızlık kaybı yaşıyorum.
 Arılarda polen geliyor yavru durumu azalmaya başladı.
 14 Kasım günü bu arılara koyu şurup verdim, bir tur daha verilirmi bilmem kasım ayının 20 sinden sonra yeni bir soğuk dalgası geliyor artık pastırma sıcakları zor gibi :)

 Yarım çıtalarda arı kışlatmak zor, bir kaç ruşette yarım çıtada yavru var çıtayı boşa alamadım.
 Çoban hastalandı, tavuklar akşamları beni bekliyor ama içeride yumurta yok :)
Kuru kuruya yem vermeye gidiyorum :(
Trabzon hurmalarını oldurmanın püf noktası, poşete koyup içinede bir elma koymak gerekiyor. Aynı gün ağaçtan alınan hurmalar taş gibi dururken benim hurmalar olgunlaşıp patladı.
Bazı yerlerde ağaçlarda bırakıyorlar bu hurmaları. Kilosunun 3 lira altına düştüğünü görmedim, 6 liraya bile satanlar var.
 Bu mevsime geldik dikenli salatalık hala veriyor. Hibrit salatalar çok nazik, seneye hibrit salatalık ekmeyeceğim.
Kış kapıya dandı bizim acı biberler hala çiçek veriyor, rengi değişen biberi alıyorum. Bu arada kasım ayınıda yarıladık, kışa doğru gidiyoruz.